Bitkisel
besinleri, bütün gıdalar arasında en güvenle yiyebileceğimiz grup olarak
görürüm. Herhangi bir sebze, meyve, bakliyat ya da tahıl, kendi halinde olduğu
sürece gıda güvenliği açısından et, süt ya da tereyağından daha az risklidir.
Bir elmayı ele alalım mesela, uzun süre güneş altında bekletseniz de bozulmaz,
sadece diriliğini kaybeder. Üzerindeki mikroorganizmaları yıkayarak
temizleyebilirsiniz. Bozulduğunu net olarak gözlemleyebilirsiniz. Yumuşasa bile
pişirerek yine kullanabilirsiniz. Diri görünmese de taze, bütün halindeki bir
elmadan zehirlenmeniz zor bir olasılıktır; en azından şimdiye kadar öyle
olduğunu düşünüyorduk.
Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Kasım 2019 Çarşamba
7 Ağustos 2015 Cuma
GDO İtirafı Üzerine
Bir beyaz et firmasının hayvan yemi olarak GDO’lu soya
kullandığını resmi açıklamayla duyurması bu hafta medyada ve sosyal medyada yer
bulan konulardan biriydi. Söz konusu firma, tavuk yemi olarak genetiği
değiştirilmiş soya kullandığını açıkladı.
12 Mart 2015 Perşembe
Gerçek Gıdaya Yolculuk
Geçen haftalarda sosyal medya
hesaplarımda duyurduğum bir gelişme olmuştu. Dünyaca ünlü şef ve benim için
daha da önemli kimliğiyle sağlıklı gıda aktivisti Jamie Oliver’in ABD Gıda
Vakfı’nın internet sitesinde “A Journey To Real Food” isimli yazım yayınlandı. Özellikle
çocukların sağlıklı beslenmesi konusunda dünya genelinde çalışmalar yürüten bu
oluşuma bir yazıyla katkı sağlamak benim için büyük mutluluk. Bu yazıyla ben de
sağlıklı beslenme konusundaki kişisel tecrübemi ve görüşlerimi anlatma imkanı
buldum.
22 Mayıs 2014 Perşembe
4 Ocak 2014 Cumartesi
Hep Taze Ekmek
Oğlumu
ambalajlı tost ekmeği alışkanlığından vazgeçirmek için birlikte bir deney
yaptık. Çocukken yaptığımız pamuk içinde fasulye yetiştirme tarzı bir deney ama
bizim konumuz ekmekti. Deneyin amacı da oğluma ambalajlı tost ekmeklerinin
bayatlamadığını göstermek.
19 Aralık 2013 Perşembe
Tüketicinin Yeni Gücü
İnternet çağında tüketicinin gücü hiç de öyle
yabana atılacak cinsten değil. Blogda paylaştığım bazı yazılarda bu düşünceyi
sıkça vurgulamaya çalışıyorum. Doğru yolda olduğumuzu gösteren bir habere denk
gelince paylaşmak istedim. Sadece sorunları değil, olumlu gelişmeleri de
paylaşmak önemli çünkü.
9 Aralık 2013 Pazartesi
Daha Fazla GDO
Geçen hafta sağlıklı beslenme konusunda takip
ettiğim sitelerden birinden gelen bir tweet dikkatimi çekti; “Kanada Hükümeti
genetiği değiştirilmiş somonun ticari üretimine onay verdi.” yazıyordu.
AquaBounty isimli şirket,
genetiği değiştirilmiş somonun ticari üretimi için Kanada Hükümeti’nin izin
verdiğini duyuruyordu. Şirketin açıklamasında, Kanada Hükümeti’nin sınırları
belirli tesislerde üretilen GDO’lu somonların insan ve çevre sağlığına tehdit
oluşturmadığı sonucuna ulaştığı, bu nedenle ticari üretim izni verdiği
müjdeleniyordu.
22 Ekim 2013 Salı
Üç Elma'ya Gittik!
DBB Grubu sayesinde haberdar olduğum
doğal ürün çiftliklerinden biri de Üç Elma’dır. Bazı ürünlerini tatma şansı
bulduğum çiftliğe bayramda iki günlük bir gezi organizasyonu düzenlendiğini
duyunca kaçırmak istemedim. İyi ki de öyle yapmışım, aslında yapmışsız demek
daha doğru çünkü ailece gittik Üç Elma’yı ziyarete. Böylece hem kısa bir
süreliğine Ankara’dan bizi uzaklaştıracak güzel bir tatil yaptık, hem Üç Elma
Çiftliği’nin özverili ve güleryüzlü sahipleri Keziban-Hüseyin Genç çiftiyle ve
kızları Güneş’le tanışmış olduk, hem de doğal beslenme ve gerçek gıda konusunda
ilk elden birçok bilgi edinme şansını yakaladık. Yediğimiz güzel yemekler ve
çocukların dolu dolu eğlenmeleri de cabası.
Üç Elma Çiftliği, Çankırı’nın Yapraklı İlçesi’nin
Doğanbey Köyü’nde. Çiftliğin Ankara’ya uzaklığı yaklaşık 2,5 saat.
1 Ekim 2013 Salı
Ankara'da Bir Doğal Tarım Vahası:Tahtacıörencik
Ankara’da bilimsel yöntemlerle doğal
tarım yapılan Tahtacıörencik Köyü’nün varlığından birkaç sene önce üye olduğum
Doğal Bilinçli Beslenme Grubu (şuradan ulaşabilirsiniz) sayesinde haberdar olmuştum. Bir
süredir başta et olmak üzere, köyden ürün alışverişi de yapıyorum. Ama gidip
görme fırsatım olmamıştı. İşte bu fırsatı geçtiğimiz günlerde DBB tarafından
yapılan bir organizasyon sayesinde yakaladım.
7 Mayıs 2013 Salı
Bayramiç Gerçek Gıda Bildirgesi
20 Nisan 2013 tarihinde Bayramiç’te üçüncüsü düzenlenen “ Tohum
Takas ve Yerel Ürünler Şenliği”ni duymuşsunuzdur belki. Doğaya saygılı, insan ve çevre sağlığına
önem veren, gerçek gıdanın peşinde olan üretici ve tüketiciler bir araya
geldiler. Geleneksel tohumlarımızı ve üretim tekniklerimizi korumanın önemini
vurgulama amacını taşıyan bu etkinliğe katılamadım ama üyesi olduğum gruplar
aracılığıyla haberlerini aldım.
Aşağıda paylaştığım “Gerçek Gıda Bildirgesi” de bu
etkinlikte açıklandı. Önce gıda konusunda mevcut durumu ortaya koyan bu
bildirgenin, ikinci bölümünde ise gerçek gıda üretiminin teşvik edilmesi,
yaygınlaştırılması ve biz tüketicilerin gerçek gıdaya ulaşması için yapılması
gerekenler sıralanıyor. Bütün ilkelerini benimsediğim bildiriyi, yayılmasına
küçük bir katkım olsun diye blog aracılığıyla sizlerle de paylaşmak istiyorum.
22 Mart 2013 Cuma
İnsanlar Yiyeceğe Gerçekten Bağımlı Olabilir mi?
“İnsanlar
Yiyeceğe Gerçekten Bağımlı Olabilir mi?” shine.yahoo.com’da gördüğüm yazının başlığı hemen dikkatimi çekti. Daha
önce de bu konuda “Yemek Bağımlılığının 5 Önemli İşareti” başlıklı yazıyı
paylaşmıştım blogda. “Yemek bağımlılığı” ifadesi abartılı gelebilir
bazılarımıza. Ama adına ne dersek diyelim, bazı gıdaların vücudumuzun
işleyişini bozduğu, açlık-tokluk algımızı değiştirdiği artık çok sayıda bilim
insanı tarafından dile getiriliyor.
10 Mart 2013 Pazar
Sade Yaşam:Tüketim Çağında Zorlu Bir Çaba
Bu yazı Blogum Dergisi Mart sayısında yayınlandı. Blogun girişinde belirttiğim gibi doğal beslenmenin yanı sıra, tüketim bilincimi geliştirmeye de çalışıyorum. Yazıda, tüketim ve sahiplenme konularına bakışımı yansıtmaya çalıştım. İnsanın tüketim bilincini geliştirmesi uzun soluklu bir çaba, bu yolda daha öğreneceklerim var.
1 Mart 2013 Cuma
Bir Diyet Bağımlısının İtirafları
Bu yazının ilhamı Maggie Fazeli Fard. Annesi İranlı
olan bu Amerikalı kadının “İyileşen Diyet Gıda Bağımlısının İtirafları” isimli yazısı 12 Şubat 2013’te Washington
Post’ta yayınlandı. Yazı, gıda ve sağlık sektöründe yanlış giden birçok şeyin
hayatlarımızı nasıl etkilediğini göstermesi açısından ilginç ve paylaşmaya
değer.
18 Ocak 2013 Cuma
Yemek Bağımlılığının 5 Önemli İşareti
Aşağıdaki yazıyı dailymeal’da gördüm ve manşetin altındaki “Yemeyi sevmekle, yemeğe bağımlı olmak arasındaki farkı anlayabilir misiniz?” sorusu dikkatimi çekti. Nancy Ryerson tarafından hazırlanan yazı, sağlıksız yemek alışkanlığı konusunda faydalı bilgiler içerdiği için paylaşmak istedim.
“ Yemek Bağımlılığının Beş İşareti
Yemeyi sevmekle, yemeğe bağımlı olmak arasındaki farkı anlayabilir misiniz?
Lay’s patates cipsinin “sadece bir tane yiyemezsiniz.” bahsini çoğumuz kaybederiz.
16 Ocak 2013 Çarşamba
"Brokoli Kanser Yapıyor" ve Sağlık Haberleri
“Brokoli kanser yapıyor” Bu başlığı geçen haftanın
gazetelerini veya internet sitelerini takip eden herkes görmüştür sanırım.
Kanserle ilişkilendirilerek verilen gıda haberlerinin ilki olmadığı gibi,
sonuncusu da olmayacaktır bu haber. Tabi böyle spekülatif görünen bir iddia
ortaya atıldığında gündeme oturması ve üzerinde bir sürü tartışma yapılması da
kaçınılmaz oluyor. Ama bilgi brokoli kanser yapıyor düzeyinde kalınca, tepkiler
de “artık
neye inanacağımızı şaşırdık”, “bugün faydalı dediklerine yarın zararlı
diyorlar”dan öteye gitmiyor.
11 Ocak 2013 Cuma
Tarçın Hakkında Bilmemiz Gerekenler
Sütlü tatlı süslemelerinin olmazsa olmazı tarçın, mutfağımızın bilinen ve sevilen bir baharatı. Tarçının ayrıca, şifalı kış çaylarında da özel bir yeri vardır. Kokusu ve hoş aromasıyla birçoğumuzun sevdiği tarçının faydalı bir gıda olduğunu biliriz. Tarçının en bilinen faydalarından biri de kan şekerini düzenleyici etkisidir herhalde. Tarçının kan şekeri üzerindeki olumlu etkisi biri Amerika Beslenme Koleji Dergisi’nde, diğeri Diyabet Dergisi’nde yayınlanan iki araştırmanın da konusu. (Tarçınla ilgili bir sürü faydalı bilgi gönderen arkadaşım Devrim’e de teşekkür ederim bu arada.) Bu konuda sadece okuyucu düzeyinde bilgi sahibi olduğum için araştırmaların çevirisini yapmak doğru gelmedi. Zaten, şu gıdayı tüketin hastalığınız tedavi olur gibi yaklaşımları doğru bulmadım hiçbir zaman. Amacım bir gıdanın faydasıyla ilgili bilgi paylaşmak sadece.
16 Aralık 2012 Pazar
Tarım İlaçlarının Etkileri Yeni Anlaşılıyor
Tarımda kullanılan zirai ilaçların etkilerini artık hemen hepimiz
biliyoruz. Anne sütüyle bebeklere bile geçtiğini gösteren araştırmalar var.
Dünyada konvansiyonel tarım ürünleriyle beslenen kimse muaf değil zirai
ilaçların etkilerinden. Üstelik tarım sektörü, tüm verilerin mevcut yapının
insan sağlığı ve gezegenimiz için sürdürülebilir olmadığını göstermesine rağmen
hiç de niyetli görünmüyor değişime. Öte yandan bilim insanları sürekli zirai
ilaçların olumsuz etkilerine ilişkin yeni verilere ulaşıyor. Sektörün bunları
daha ne kadar görmezden geleceğini bilmiyorum ama bu ilaçların zararlı etkileri
tartışıldıkça bir kamuoyu baskısının oluşacağı kesin.
14 Aralık 2012 Cuma
Antibiyotik Direnci ve Hayvansal Ürünler
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından küresel düzeyde ciddi bir halk sağlığı tehdidi olarak gösterilen antibiyotik direnci, genellikle antibiyotiklerin biz insanlar tarafından bilinçsiz kullanımı sonucunda oluşan bir durum olarak algılanıyor. Ama bu gerçeğin sadece bir bölümü. Evet, insanların antibiyotik tedavilerini yarım bırakmaları ya da antibiyotiklerin olur olmaz kullanımı antibiyotik direncinin gelişmesine neden oluyor. Bu önemli ve üzerinde durulması gereken bir sorun çünkü yine Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünyada yılda 440.000 ilaçlara dirençli tüberküloz vakası görülüyor ve 150.000 kişinin ölümüne neden oluyor.
4 Aralık 2012 Salı
Doğal Beslenmek Kimin Hakkı?
Dr. Mehmet Öz'ün “Şimdi Ne Yemeli: Elitizm Karşıtı Diyet” başlıklı yazısı Time Dergisi'nin geçen haftaki kapağında yayınlandı. Bu yazı bizde ne kadar duyuldu bilmiyorum ama ABD’de epey ses getirdi. Bugüne kadar gıdalarda tarım ilacının zararlarına değinen ve doğal beslenmeye vurgu yapan Mehmet Öz, tutumunu değiştirmiş görünüyordu. ABD’de doğal ve sağlıklı beslenmeyi savunan çevrelerde bu yazı epey tepki topladı, birçok kişi Dr. Öz’ü büyük gıda tekellerinin etkisi altına girmekle ve onların sözcülüğünü yapmakla suçladı.
1 Aralık 2012 Cumartesi
İştahsız Çocuklar ve Çocuklarda Yemek Eğitimi
İştahsız
çocuklarla ilgili gözlemlerimi yazarken biraz tereddütlüyüm açıkçası. Çünkü
bunun birçok anne-baba için hassas bir konu olduğunun farkındayım. Kendisi bu sorunu
yaşamayan bir annenin, konuyla ilgili fikir belirtmesi ukalalık olarak
görülebilir. Amacım, kesinlikle bu değil. Sadece bir anne olarak gözlemlerimi ve
yemek eğitimi tecrübemi paylaşmak istedim.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)














