4 Ocak 2014 Cumartesi

Hep Taze Ekmek



        Oğlumu ambalajlı tost ekmeği alışkanlığından vazgeçirmek için birlikte bir deney yaptık. Çocukken yaptığımız pamuk içinde fasulye yetiştirme tarzı bir deney ama bizim konumuz ekmekti. Deneyin amacı da oğluma ambalajlı tost ekmeklerinin bayatlamadığını göstermek.




Blogu takip edenler ambalajlı gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmaya gayret ettiğimi bilirler. Elimden geldiğince doğal üreticilerden gıda almaya ve hazır satılan ürünlerin ev alternatiflerini yapmaya çalışıyorum. 

Ama bu durumun istisnaları oluyor tabi. Dış dünya denen koca alanın etkilerine açık çocuklar, bazen tüm çabalarımıza rağmen ısrarla bir şeyi isteyebiliyorlar. Bizim için de tost ekmeği böyle bir başlık(tı).

Beslenmesine sandviç veya tost isteyen oğlum, bunları hazır satılan ekmeklerle yapmam konusunda ısrarlıydı. Birçok konuda ikna edebildiğim için ekmek konusunda zorlamayayım diye düşünerek bir süredir bu ekmeklerden alıyordum. 

Gerçi bu ekmeklerin içinde şeker ve bazı koruyucu maddeler olduğunu biliyordum. Ekmeğin içeriğinde şeker bulunması garip bir durum tabi ama gıda sektörünün böyle bir eğilimi var. Gerekli gereksiz her şeyin içine şeker koyuyorlar ve bazı bilim insanları küresel obezite salgınının en önemli sorumlusu olarak aşırı şeker tüketimini görüyor. (Blogda daha önce paylaştığım şu yazı ve şu video bu konuyla ilgili.) 

Kısaca, içinde şeker olduğunu bilerek bu ekmeklerden alıyordum. Ama 3,5 yaşındaki kızıma yedirmiyordum. Kızım tam buğday ekmeğini severek yiyor, öbürüne alışıp vazgeçmesin diye düşünüyordum. (Şekerli gıdaların böyle bir özelliği olduğuna inanıyorum; bağımlılık yapıyorlar. Bakınız: Kahve kreması, çubuk kraker ve tost ekmeği)

İki ay kadar önce kızım tost ekmeğini görmesin diye, poşetin içinde kalan son dilimi aceleyle buzdolabının üzerine koydum. Sonra unutmuşum bir şekilde, sanıyorum iki hafta kadar orada kalmış. Buzdolabının üzerinde bir şey ararken elim tesadüfen ekmek poşetine denk geldi, o zaman fark ettim orada olduğunu. 

Asıl şaşkınlığı poşeti elime alınca yaşadım. İki haftadır sıcak bir mutfakta bekleyen ekmekte en ufak bir bozulma işareti yoktu; yumuşaktı, küflenmemişti, taze olmadığını düşündürecek hiçbir şey yoktu. 

Bu tesadüfî keşif, nasıl bir “yok artık” duygusu yaşattı anlatamam. Ben bu ekmekleri, bozulur diye saf saf buzdolabında saklıyordum. Çünkü evimiz sıcak, mutfak ısısı 25-26 derecenin altına pek düşmez. O yüzden doğal üreticilerden aldığım pek çok şeyi buzdolabında tutarım. Fırından aldığım ekmekleri de öyle çünkü bir günü geçince hemen küflendiklerine çok şahit oldum. 

Bu tost ekmeklerinin içindeki şekere takılırken, aslında daha önemli bir sorunu gözden kaçırmışım: Bayatlamıyorlarmış meğer. 

Tabi ilk keşfi tesadüfen yaptığım ve o dilimi buzdolabının dışında ne kadar tuttuğumu tam olarak bilemediğim için yeniden bir deneme yapmaya karar verdim. Bu sefer oğlum da dahil oldu işe; deneyi birlikte yaptık. 

Yeni aldığımız ambalajlı tost ekmeğiyle, normal bir fırından aldığımız katkısız tam buğday ekmeğinden birer dilim alarak iki ayrı buzdolabı poşetine koyduk. Ekmekleri yine buzdolabının üzerine yerleştirdik. 

Ertesi gün tam buğday ekmeği hemen küflenmişti. Ama tost ekmeğinde hiçbir değişiklik yoktu.


Bir hafta sonra tam buğday ekmeği yemyeşil,  tanınmaz bir kütleye dönüştü. Tost ekmeği yine aynıydı. Tek fark bu tost ekmeğinin, ilk bulduğuma göre hafifçe kurumuş olmasıydı. Bunun da kendi poşetinde değil, buzdolabı poşetinde saklamamdan kaynaklandığı düşünüyorum. Çünkü buzdolabının üzerinde bulduğum ekmekte, böyle bir kuruma da yoktu. Ama bu ekmekte de ne bir küf, ne de bozulma emaresi vardı. 

Tam buğday ekmeğini attıktan sonra, diğerini bir hafta daha aynı yerde tuttum, yine hiç bozulma olmadı. 15. günden sonra biraz daha kuruydu ekmek ama hala bozulma yoktu. 

17. günde denemeyi sonlandırdık ama ekmek bozulduğu için değil. Hala aynı şekilde duruyordu ama oğlum bu ekmeklerden almamaya ikna olmuştu. Yani bizim açımızdan deney amacına ulaştı; tabi aklımda bir sürü soru bırakarak.


Bozulmayan gıdalarla ilgili bir bölümü efsaneye dönüşen hikâyeleri siz de duymuşsunuzdur mutlaka. Mesela ABD’de çok sevilen bir sünger kekin asla bayatlamadığı söylenir. Geçtiğimiz yıllarda yine ABD’de, 14 yıl bozulmayan bir hamburger haberi vardı gazetelerde. Ama bizde hiç böyle bir habere denk gelmemiştim.



Bozulmayan yiyecek maddesine gıda denebilir mi bilmiyorum. Hangi katkıyla gıdaların bu kadar uzun dayanmasını sağladıkları hakkında da bir fikrim yok. Ama sağlıklı tercihler yapmaya çalışan bir tüketici olarak, bozulmayan gıdaların bize iyi gelmeyeceğinden eminim. 

Ekmeğin biri bir günde bozulurken, diğerinin haftalarca dayanmasını normal bulmuyorum. Bozulma, gıdanın içinde başka canlıların üremesi olduğuna göre, bir gıdanın bozulmaması, içinde bakterinin, küfün bile yaşayamadığı anlamına gelmez mi? 

Gıdaların uzun süre dayanması, gıda endüstrisinin en önemli AR-GE hedeflerinden biri sanırım.  Bunu da kazançlarını artırmak için yapıyorlar. Ve bizleri gıda katkılarının zararlı olmadığına ikna etmek için yoğun çaba harcıyorlar. Ama az sayıda bilim adamı kısıtlı imkanlarla, gıda katkılarının zararlarına ilişkin haber yapınca, ancak o zaman o maddeyi üretimden çıkarıyorlar. 

Bunun aklıma gelen ilk örneği Çin tuzu olarak da bilinen MSG. (Gıda katkılarının en zararlılarıyla ilgili yazıya şuradan ulaşabilirsiniz.) Son zamanlarda birçok gıda firması hazır çorba, cips vs. gıdalarda MSG kullanılmadığını gururla duyuruyor. O zaman aklıma şu soru geliyor: Bugüne kadar niye kullandınız? 

Üstelik MSG’nin zararlı olduğuna ilişkin araştırmaları yaptıranlar da büyük gıda firmaları değil. Sadece kamuoyu baskısı oluştuğu için atıyorlar bu adımı. Ama bu arada zararları henüz kanıtlanmamış başka katkıları kullanmaya devam ediyorlar, bu sayede raf ömrü uzun ürünler sunuyorlar. O katkılar hakkında bir baskı oluşana kadar da kullanmaya devam edecekler. Üzücü ama sistemin işleyişi böyle. 

O yüzden gıda katkılarının zararlarının tek tek keşfedilmesini beklememeye karar verdim. Sağlığımızı, özellikle çocuklarımızın sağlığını korumanın tek yolu bu tür gıdalardan uzak durmak bence. Çocuk beslenmesinde temel bir gıda olan ekmeğin bozulmayanı çocuklarımıza fayda sağlar mı?