Eve aldığımız mandalinaları bitiremedik, bozulmadan
ne yapsam diye düşünürken aklıma kekte kullanmak geldi. Ama kekin içine 1
bardak mandalina suyu koymak çok gelecekti muhtemelen. O yüzden şerbet olarak
üzerine dökmeye karar verdim. Revani gibi bir tatlı olmasını umdum yaparken,
aşağı yukarı öyle bir şey oldu. Mandalina suyu çok hafif bir ıslaklık verdi,
pirinç unu da yumuşak ve hafif olmasını sağladı. sonunda bizimkilerin severek yedikleri bir kek çıktı ortaya.
29 Ocak 2013 Salı
28 Ocak 2013 Pazartesi
Elmalı Tarçınlı Kek
Yeni kek kalıplarını alınca eskiden sık yaptığım
elmalı tarçınlı kek geldi aklıma. Bir süredir baton kalıbım olmadığı için
yapamıyordum. Seramik kalıp alınca denemek istedim, neyse ki tuttu, görüntü
olarak ekmeğe benzeyen güzel bir kek oldu. Mutfağımızın sevilen ikililerinden
elma ve tarçını seviyorsanız, bu kek size göre.
20 Ocak 2013 Pazar
Karides Sote
Oğlumun
en sevdiği deniz ürünü karides. Dışarıda balık yediğimizde mutlaka karides sote
yiyor ve balıkçıların pişirme tarzını çok beğeniyor. Benden de öyle hazırlamamı
istedi, yani tereyağlı, sarımsaklı ve kırmızı biberli. İlk kez denedim karidesi
bu şekilde. Balıkçının tavsiyesine uygun olarak pembeleşene kadar pişirdim.
Kivi Salatası
Kivi
salataya yakıştırdığım bir meyve. Salatanın tadını güzelleştiriyor, besleyici
değerini artırıyor, ayrıca salata süslemesi için de uygun. Ama oğlum salatada
kivi sevmediği için her zaman koyamıyorum. Bugün evde kivi olduğunu fark edince
değerlendirmek istedim, ayrı bir salata yapmak aklıma geldi. Aşağıdaki
malzemeleri birleştirdim, salatadan çok mezeye benzedi. Nar ekşisi, kivi ve
turşu yakıştı birbirine. Ölçü vermek istemedim, kiviye göre diğer malzemeleri
oranlamak yeterli.
Sütlü Patatesli Mercimek Çorbası
Bu
çorba, mercimek çorbasının bir versiyonu aslında. Kızımın en sevdiği yemek
olduğu için çok sık pişirdiğim mercimek çorbasını, arada bir farklı
malzemelerle çeşitlendirmek istiyorum. Tabi, kızımın damak tadına uygun olması
için mercimek çorbası yörüngesinden çok çıkmamak gerekiyor. Bugün nasıl yapayım
diye düşünürken patates koymak geldi aklıma, süt ekledim, işte bu çorba çıktı
ortaya.
18 Ocak 2013 Cuma
Yemek Bağımlılığının 5 Önemli İşareti
Aşağıdaki yazıyı dailymeal’da gördüm ve manşetin altındaki “Yemeyi sevmekle, yemeğe bağımlı olmak arasındaki farkı anlayabilir misiniz?” sorusu dikkatimi çekti. Nancy Ryerson tarafından hazırlanan yazı, sağlıksız yemek alışkanlığı konusunda faydalı bilgiler içerdiği için paylaşmak istedim.
“ Yemek Bağımlılığının Beş İşareti
Yemeyi sevmekle, yemeğe bağımlı olmak arasındaki farkı anlayabilir misiniz?
Lay’s patates cipsinin “sadece bir tane yiyemezsiniz.” bahsini çoğumuz kaybederiz.
16 Ocak 2013 Çarşamba
"Brokoli Kanser Yapıyor" ve Sağlık Haberleri
“Brokoli kanser yapıyor” Bu başlığı geçen haftanın
gazetelerini veya internet sitelerini takip eden herkes görmüştür sanırım.
Kanserle ilişkilendirilerek verilen gıda haberlerinin ilki olmadığı gibi,
sonuncusu da olmayacaktır bu haber. Tabi böyle spekülatif görünen bir iddia
ortaya atıldığında gündeme oturması ve üzerinde bir sürü tartışma yapılması da
kaçınılmaz oluyor. Ama bilgi brokoli kanser yapıyor düzeyinde kalınca, tepkiler
de “artık
neye inanacağımızı şaşırdık”, “bugün faydalı dediklerine yarın zararlı
diyorlar”dan öteye gitmiyor.
13 Ocak 2013 Pazar
Havuç Dolgulu Kereviz
Portakal henüz çıkmadığında, kerevizi mandalina ve
limon suyuyla pişirip, adına da “Narenciyeli Kereviz” demiştim. Artık portakal
mevsimindeyiz. Bu hafta aldığım kerevizi portakalla pişirmek istedim. Sonra
aklıma arkadaşımın annesinin süslü kerevizi geldi. Malzemeler yemek versiyonuyla
aynı; kereviz, portakal ve havuç. Ama yemeğin görüntüsü ve sunumu farklı.
12 Ocak 2013 Cumartesi
Havuçlu Domates Sosu
Geçen
yazdan kalan ev yapımı domates sosunu bu kez de makarnada değerlendirmek
istedim. Havuç ekleyince yaz-kış biraz karışmış gibi oldu ama sonuç iyiydi.
Sarımsak ve soğanla zenginleşen sos makarnaya yakıştı.
Tahin Pekmezli Kabak Tatlısı
Sebze-meyve alışverişi yaparken “kestane kabağı” isimli bir balkabağı türüne denk geldim.
Fakültelerin ürünlerini satan bir yerden alıyorum çoğunlukla sebze-meyveyi,
kabaklar da Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden. Hiç lifi olmayan ve kabuğu oldukça
ince bu kabağın en büyük farkı, pişirirken kabuklarının soyulmasının
gerekmemesi.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

