16 Nisan 2015 Perşembe

Son Kullanma Tarihi Niye Var?

Ne kadar şanslı bir tüketiciyim ki, hep taze kalan ekmeği bulduğum gibi, bozulmayan süte de denk geldim. Blogu takip edenler hatırlayacaktır, geçen sene gıda endüstrisiyle ilgili en büyük keşfim oda ısısında 17 gün bozulmadan kalan ambalajlı tost ekmekleriydi. Belki daha fazla da kalırdı ama ben o noktada deneyi sonlandırdım. (Yazıya bakmak isterseniz şurada.)




Bu senenin şaşırtan gıda keşfi ise, son kullanma tarihinin üzerinden 14 gün geçen günlük sütün, hiç bozulmadan durduğunu öğrenmemiz.

Oğlumun okul beslenmesi için aldığım günlük kutu sütlerin üzerindeki son kullanma tarihine hep dikkat ederdim. Tarihine bakarak her okul günü için bir tane olacak şekilde beş kutu günlük süt alıyordum. Normalde evde bunları tüketmeyi tercih etmiyoruz ama okula götürmesi için daha iyi bir seçenek bulamamıştım. UHT sütten iyidir diye düşünüyordum. Günlük sütün bozulacağını zannettiğim için de son kullanma tarihine özellikle bakıyordum.

Geçtiğimiz günlerde bir şey almak için buzdolabının arka tarafına uzandığımda elime bu kutu sütlerden bir tanesi geldi. Bir şekilde unutulmuş ve orada kalmış. Son kullanma tarihine baktım, üzerinden tam 14 gün geçmişti. Bari süt kutusunu geri dönüşüme kazandırayım diye düşündüm. İçindeki sütü boşaltmak için kutuyu açtığımda bozuk süt kokusu almayı bekliyordum ama gelmedi. Koku alamayınca tadına baktım, tadında en ufak bir değişiklik yoktu. Bu sütün son kullanma tarihinin üzerinden 14 gün geçtiğini belli edecek hiçbir şey yoktu. Bardağa koyup rahatça içebilirdiniz.

Süt firmasının internet sitesindeki iletişim formunda durumu olduğu gibi anlattım. Beklentim bir cevap gelmesiydi. Artık öyle bir umudum yok çünkü formu göndereli neredeyse iki ay oldu. Gayet açık bir soruya, en ufak bir yanıt vermediler. Bir cevap gelseydi onu da burada paylaşırdım tabi. Gelmediğine göre olayı sadece benim tarafımdan dinlemek zorunda bırakacağım sizleri.

Son kullanma tarihi, sanırım yasal zorunluluktan dolayı ambalajlı gıdaların üzerinde bulunması gereken bir unsur. Ürünlerin dayanıklılık durumuna göre günlük, haftalık, hatta yıllık kullanma süreleri belirtilebiliyor. Aslında İngilizce gıda etiketlerinde bu konuda bir ayrım var. Çabuk bozulan gıdalar için “expiry date” ifadesi kullanılıyor. Bu, o tarihten sonra ürünün kullanılmaması gerektiği anlamına geliyor. Bir de “best before” ifadesi var. Bu da nispeten daha dayanıklı gıda ürünlerinin en iyi şekilde tüketileceği son tarihi belirtiyor. Ama bu durumda ille bir bozulma söz konusu olmayabilir. Mesela çayın üzerinde yazan tarihten sonra da kullanabilirsiniz ama bayatlamış olur.

Söz konusu günlük süt olunca tabi ki, son kullanma tarihini bozulma tarihi olarak yorumlamak gerekiyor. Başka markaların günlük sütlerinde durum böyle zaten. Eve sürekli aldığımız Atatürk Orman Çiftliğinin günlük sütü böyledir: Buzdolabında şişenin kapağı açılmadan beklese bile son kullanma tarihinden sonra bozulur. Hem tortu oluşur, hem de bozulduğu tadından açıkça anlaşılır. Benim günlük süt anlayışıma ve beklentime uygun süt böyle bir şey. Son kullanma tarihinin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen bozulmayan bir süt nasıl günlük olarak adlandırılıyor anlamıyorum.


Bu olay bana gıda konusundaki iddialar hakkında ne kadar dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Günlük süt, günlük olmayabiliyormuş demek ki. Sırf üzerine o ibare yazıldı diye, onu doğru kabul edemiyorsunuz. Gıda firmaları tüketicilerin eğilimlerini okumak konusunda gerçekten başarılı, bu noktada haklarını teslim etmek gerek. UHT sütle ilgili tartışmalar kamuoyuna yansıdığından beri günlük süte talep arttı. Firmalar da bu talebi karşılama peşinde ve bunda bir yanlışlık yok. Yeter ki, günlük süt diye sattıkları şey gerçekten günlük süt olsun. Ne yazık ki benim tecrübem bunun her zaman böyle olamayabileceğini gösteriyor.